Pazar…Pazar… 2026/649

Pazar… Pazar…

GENÇLER KARİYER PLANI YAPIYORLAR, PEKİ GELECEĞİ NE KADAR TANIYORLAR?
Önümüzdeki günlerde yüz binlerce genç, hayatlarının belki de en önemli kararlarından birini vermek üzere üniversite tercihlerini yapacak. Kimileri çocukluk hayalini gerçekleştirmek için tıp fakültesini hedefliyor, kimileri mühendislik, hukuk ya da psikoloji okumayı düşünüyor. Aileler heyecanla fikir veriyor, öğretmenler yönlendirmeye çalışıyor, çevre ise çoğu zaman kendi deneyimlerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulunuyor.
Fakat bütün bu süreçte aklıma takılan önemli bir soru var: Gençler gerçekten kariyer planı mı yapıyor, yoksa sadece üniversite tercihi mi yapıyor? Çünkü bugün bölüm seçmek ile geleceği tanımak artık aynı şey değil.
Bundan yirmi yıl önce insanlar üniversiteden mezun olduklarında büyük ölçüde hangi işi yapacaklarını biliyorlardı. Bugün ise dünya inanılmaz bir hızla değişiyor. Yapay zekâ, otomasyon, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, veri analitiği, biyoteknoloji ve yeşil ekonomi gibi kavramlar iş dünyasını yeniden şekillendiriyor. Bugün üniversiteye başlayacak birçok genç, mezun olduğunda belki de bugün henüz adını bile bilmediğimiz mesleklerde çalışacak.
İşte tam da bu nedenle gençlerin kendilerine yalnızca “Hangi bölümü seçmeliyim?” sorusunu değil, “On yıl sonra nasıl bir dünyada yaşayacağım ve ben o dünyanın neresinde olacağım?” sorusunu da sormaları gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde bir üniversite adayıyla sohbet etme fırsatım oldu. Bana büyük bir heyecanla bilgisayar mühendisliği okumak istediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ise “Çünkü geleceğin mesleği diyorlar.” cevabını verdi. Ardından “Peki bilgisayar mühendisliğinin hangi alanı seni heyecanlandırıyor? Yapay zekâ mı, siber güvenlik mi, veri bilimi mi, yazılım geliştirme mi?” diye sordum. Bir an durdu ve “Aslında hiç düşünmedim.” dedi. O an fark ettim ki, birçok genç gerçekten kendi geleceğini planlamıyor; sadece çok duyduğu cümleleri tekrar ediyor.
Bu bana yıllar önce yaşadığım başka bir olayı hatırlattı. Bir şirkette genç çalışanlara eğitim veriyordum. Eğitim sırasında katılımcılardan birine “Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?” diye sordum. Hiç düşünmeden “Yönetici olmak istiyorum.” dedi. “Peki neden yönetici olmak istiyorsun?” diye sorduğumda ise salonda kısa bir sessizlik oldu. Bir süre düşündükten sonra verdiği cevap çok samimiydi: “Aslında bilmiyorum. Herkes yönetici olmak istiyor diye ben de öyle düşündüm.” İşte o gün bir kez daha anladım ki hedef koymak başka, hedefin nedenini bilmek bambaşka bir şey.
Yıllar önce tanıştığım başarılı bir iş insanının söylediği bir cümleyi ise hiç unutmadım. Kendisine başarısının sırrını sorduğumda bana “Ben hiçbir zaman meslek seçmedim, problem seçtim.” demişti. Önce ne demek istediğini anlayamamıştım. Sonra devam etti: “İnsanların hangi problemini çözebilirsem kariyerim de orada büyüdü.” Bugün dönüp dünyanın en başarılı şirketlerine baktığımızda aslında aynı yaklaşımı görüyoruz. Onlar sadece ürün üretmiyor ya da hizmet sunmuyor; insanların sorunlarına çözüm geliştiriyorlar. Belki de gençlerin kariyer planı yaparken kendilerine sormaları gereken ilk soru, “Ben hangi problemi çözmek istiyorum?” olmalı. Çünkü meslekler değişebilir, unvanlar değişebilir, hatta sektörler bile zamanla dönüşebilir. Ancak çözüm üreten, öğrenmeye açık olan ve kendini sürekli geliştiren insanlar her dönemde değerli olmaya devam eder.
Artık yalnızca diploma sahibi olmak tek başına yeterli değil. Elbette iyi bir üniversitede eğitim almak önemli, ancak geleceğin iş dünyasında başarıyı belirleyecek olan asıl unsur; öğrenme isteği, değişime uyum sağlayabilme becerisi, iletişim kurabilme yeteneği, problem çözme yaklaşımı ve ekip çalışmasına katkı sağlayabilme olacaktır. Bugün yapay zekâ birçok işi dönüştürüyor olabilir, ancak merak eden, sorgulayan, empati kurabilen, üretebilen ve sürekli öğrenen insanların değerini azaltmıyor; tam tersine daha da artırıyor.
Bu nedenle üniversite tercihi yapacak gençlere küçük ama önemli bir önerim var. Tercih listenizi hazırlarken yalnızca hangi bölümü okuyacağınıza odaklanmayın. Nasıl bir insan olmak istediğinizi de düşünün. Çünkü gelecekte sizi başarıya taşıyacak olan sadece diplomanız değil; karakteriniz, yetkinlikleriniz, merakınız ve öğrenmeye duyduğunuz tutkudur.
Kariyer planı yapmak elbette önemlidir. Ancak geleceği tanımadan yapılan her kariyer planı, haritasız çıkılan uzun bir yolculuğa benzer. Geleceği merak eden, değişimi takip eden ve kendini sürekli geliştiren gençler ise hangi mesleği seçerlerse seçsinler, yollarını mutlaka bulacaklardır.
Bu yüzden gençlerimize verebileceğimiz en değerli tavsiye belki de şudur: Sadece gelecekte hangi işi yapmak istediğinizi değil, geleceğin nasıl bir dünya olacağını da öğrenmeye çalışın, çünkü doğru kariyer planı, geleceği tanımakla başlar.
Saygı ve sevgilerimle,
Dr. Hakan OKAY
İyi Pazarlar…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir