Pazar…Pazar… 2026/628

Pazar… Pazar…


6 ŞUBAT DEPREMİNİN ARDINDAN ALINMAYAN DERSLER

06 Şubat 2023 sabahı, bu ülkenin saati durdu.

Sadece binalar yıkılmadı; ezberlerimiz, “bize bir şey olmaz” cümlelerimiz, ihmal ile kaderi birbirine karıştıran alışkanlıklarımız da enkaz altında kaldı.

En azından öyle olmasını umuyorduk.

Aradan geçen zaman bize şunu acı bir şekilde gösterdi:
Biz, büyük acılardan sonra bile aynı hataları tekrarlamakta ısrarcıyız.
Deprem bize neyi öğretti diye sormak yerine, neyi öğrenmemekte direndiğimizi konuşmamız gerekiyor artık.

Unuttuğumuz İlk Ders: Deprem Doğal, Yıkım Değil
Deprem bir doğa olayıdır. Ama yıkım, ihmaldir.
Her depremden sonra bu cümle dillerden düşmedi.
Fakat aradan geçen sürede, aynı zemine, aynı anlayışla binalar yapılmaya devam edildi, “Geçici” denilen çözümler kalıcı hale geldi, denetim, yine kâğıt üzerinde kaldı.
Depremi konuşuyoruz ama inşaat ahlakını konuşmuyoruz.
Oysa betonun dayanımı kadar, vicdanın da bir standardı olmalı.

İkinci Ders: Afet Anı Değil, Afet Öncesi Yönetilir
Deprem anında gösterilen dayanışma, insanlığın yüz akıydı.
Ama afet yönetimi sadece o birkaç gün değildir.
Bugün hâlâ, afet toplanma alanlarının yerini bilmeyen milyonlar var, okullarda, iş yerlerinde düzenli tatbikatlar yapılmıyor, yerel yönetimler ile merkezi kurumlar arasında net bir koordinasyon dili oluşmuş değil.
Biz hâlâ afeti, olduktan sonra konuşan bir toplumuz.
Oysa gerçek hazırlık, sessiz zamanlarda yapılır.

Üçüncü Ders: Bilgi Var, Uygulama Yok
Bilim insanları yıllardır söylüyor. Fay hatları belli, risk haritaları ortada, senaryolar yazılı.
Ama biz bilgiyi seviyoruz; uygulamayı değil. Uzmanlar konuşuyor, raporlar hazırlanıyor, paneller yapılıyor… Sonra hayat, eski hızında devam ediyor.
Bilgiyle aramız iyi, sorumlulukla aramız mesafeli.

Dördüncü Ders: Toplumsal Hafızamız Çok Kısa
Acılar taze iken herkes hassas, aylar geçtikçe sesler kısılıyor, deprem bölgesinde hâlâ çözüm bekleyen binlerce insan varken, biz gündemi çoktan değiştirdik.
Oysa unuttuğumuz her ders,
bir sonraki felaketin davetiyesidir.

Asıl Soru Şu
Bir sonraki depremde yine aynı cümleleri mi kuracağız?
“Böyle olacağını bilmiyorduk.”
“İhmal vardı ama…”
“Bu bir kader meselesi.”
Yoksa bu kez gerçekten şunu mu diyeceğiz:
“Biz dersimizi aldık.”
Ders almak; afiş asmak, slogan üretmek, yıldönümlerinde mesaj paylaşmak değildir.
Ders almak; kurallara uymak, denetlemek, sorgulamak ve vazgeçmemektir.

6 Şubat bize bir şey öğretti mi bilmiyorum, ama şunu çok net gösterdi: Bu ülkede felaketler değil, ihmaller öldürüyor.

Ve alınmayan her ders, bir gün yeniden sorulmak üzere bizi bekliyor.

İyi Pazarlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir