Pazar…Pazar… 2026/643

Pazar… Pazar…

İYİ İNSANLAR HÂLÂ VAR
Son zamanlarda insanlardan en çok duyduğum cümlelerden biri şu: “İnsanlık bitmiş…” Belki gerçekten de zor bir dönemden geçiyoruz. İnsanlar daha gergin, daha sabırsız, daha yorgun. Herkesin omzunda görünmeyen yükler var sanki. Haberleri açıyoruz, moralimiz bozuluyor. Sosyal medyada öfke daha çok görünür oluyor. Kimse kimseye tahammül etmiyor gibi geliyor bazen. Böyle zamanlarda insan, dünyanın giderek daha soğuk bir yere dönüştüğünü düşünmeye başlıyor.
Ama galiba bir şeyi unutuyoruz. Kötülük daha görünür olduğu için daha fazla var sanıyoruz. Oysa iyilik sessizdir. Gösteriş yapmaz. Manşet olmaz. Çoğu zaman kimse görmeden olur ve geçer gider.
Geçenlerde market çıkışında yaşlı bir amca gördüm. Elindeki poşetlerden biri aniden yırtıldı ve portakallar kaldırıma yuvarlandı. İnsanlar dönüp baktı ama çoğu yürümeye devam etti. O sırada genç bir çocuk kulaklığını çıkardı, eğildi ve bütün portakalları tek tek toplamaya başladı. Sonra yaşlı adamın poşetlerini taşımasına yardım etti. Büyük bir konuşma olmadı aralarında. Fotoğraf çekilmedi. Kimse alkışlamadı. Ama o birkaç dakikalık görüntü, bütün gün aklımdan çıkmadı. Çünkü dünya hâlâ tamamen kötü bir yer olmamıştı. Çünkü iyi insanlar hâlâ vardı.
Bir başka gün, hastane koridorunda genç bir kadın gördüm. Gözleri doluydu ama ağlamamaya çalışıyordu. Belli ki kötü bir haber bekliyordu ya da çok korkmuştu. Yanındaki bankta oturan başka bir kadın çantasından bir şişe su çıkarıp ona uzattı. Sonra sadece “Geçecek inşallah” dedi. Tanımıyordu bile onu. Belki bir daha hiç karşılaşmayacaklardı. Ama bazen insanın ihtiyacı olan şey büyük çözümler değildir. Bazen tanımadığı birinin sesindeki sıcaklık bile insanın içindeki karanlığı biraz hafifletir.
Biz galiba artık büyük kahramanlık hikâyeleri arıyoruz. Oysa hayatı ayakta tutan şey çoğu zaman küçük iyilikler. Kapıyı tutan biri… “Eve vardın mı?” diye mesaj atan bir arkadaş… Uzun zamandır sesi çıkmayan bir dostunu arayıp “Seni merak ettim” diyen insanlar… Yağmurda şemsiyesini paylaşan biri… Kasada eksik paranı sessizce tamamlayan yabancı bir insan…
Bunlar küçük şeyler gibi görünüyor olabilir ama insan bazen en çok küçük şeylerden iyileşiyor, çünkü insan sadece para kazanarak, çalışarak ya da güçlü görünerek yaşamıyor. İnsan biraz da anlaşılmakla, görülmekle, değer verilmekle ayakta kalıyor. Belki de bu yüzden, dünyanın bütün sertliğine rağmen tamamen umutsuz olamıyoruz, çünkü hayatın içinde hâlâ sessiz kahramanlar dolaşıyor.
Mesela her sabah çocukları için erkenden uyanan anneler; kendi yorgunluğunu unutup ailesini ayakta tutmaya çalışan babalar; öğrencisinin hayatına dokunabilmek için mücadele eden öğretmenler… Herkes giderken yanında kalan dostlar… Kimse görmese de işini hakkıyla yapan insanlar…
Bir gün bir kahve zincirinin bir mağazasında, yaşlı bir kadının sipariş vermeye çalıştığını gördüm. Ne istediğini anlatmakta zorlanıyordu. Arkadaki bazı insanlar sıkılmıştı. Ama genç garson hiç acele ettirmedi onu. Sabırla bekledi, gülümsedi, yardımcı oldu. Kadın ödemesini yaptıktan sonra “Allah senden razı olsun evladım” dedi. Garson sadece utangaç bir şekilde gülümsedi.
Belki o çocuk yaptığı şeyi birkaç saat sonra unuttu. Ama eminim o yaşlı kadın unutmadı. Çünkü bazı insanlar farkında bile olmadan başkalarının kalbine iyi geliyor.
Bugün dünya gerçekten yorucu olabilir. İnsanlar kırılmış olabilir. Güven azalmış olabilir. Ama bütün bunların arasında hâlâ iyi kalmaya çalışan insanlar var. İşte umut tam da burada başlıyor galiba.
Çünkü kötülük bulaşıcıysa, iyilik de bulaşıcıdır.
Bir insanın yaptığı küçük bir iyilik, başka bir insanın hayata yeniden inanmasına neden olabilir. Yorulmuş birine güç verebilir. Vazgeçmek üzere olan birine devam etme cesareti bırakabilir.
Belki dünyayı bir anda değiştiremeyiz. Ama bir insanın gününü değiştirebiliriz. Bazen bu bile çok büyük bir şeydir.
O yüzden ne olur, bütün umudunuzu kaybetmeyin, çünkü iyi insanlar hâlâ var. Sessizler belki… Çok görünmüyorlar… Ama varlar ve galiba dünyayı hâlâ onların kalbi ayakta tutuyor.
Saygı ve sevgilerimle,
Dr. Hakan OKAY
İyi Pazarlar…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir